Gemiadamları, gemiler ve uygulanacak prosedürler ile ilgili ulusal ve uluslararası o kadar çok mevzuat vardır ki bazen uygulanması gereken bu kurallar bile bir yükümlülük olmaya başlar. Bu kurallar gemiadamlarına ek iş yükü, armatör firmalara ek maliyetler oluşturur. Örneğin can filikasını denize vermek için kullanılan çelik halatların belirli aralıklarla değiştirilmesi gerekir. Bu kural belirli bir maliyet oluşturmasının yanında gemiadamları için ciddi bir iş yükü oluşturmaktadır. Değişen çelik halat üzerinde hiçbir deformasyon izi olmamasına rağmen bu değişim gene de yapılır. Benzeri sayısız bakım tutum, değişim işi göz önüne alındığında oluşan maliyet yüksek meblağlara ve gerekli iş yükü özellikle her geçen gün azalan gemi başına gemiadamı sayısı ile zor hale gelmektedir.
Hatta hem mevzuat hem etik olarak her ne kadar yanlış olsa da bazen armatör firma bazen de gemiadamları tarafından bu işler eksik olarak yapılabilir ya da hiç yapılmayabilir. Burada düşünülmesi gereken asıl konu ise bu kuralların amacının ne olduğudur? Her ne kadar bu kurallar gemileri ve gemiadamlarını korumak için oluşturulmuş olsalar da çoğunlukla yerine getirilmesi gereken bir mecburiyet, aşılması gereken bir engel olarak görülür. Aşılması gereken engeli daha kolay yoldan aşmak için ek yöntemler aranır.
Ancak bu kuralların her birisi gemiadamlarını, gemileri ve çevreyi korumak için mevcuttur ve bu kuralların çok büyük bir kısmı üzücü deneyimler, ağır bedeller sonucu gündeme gelmiştir. Aynı deneyimleri yaşamamak ve bedelleri ödememek için bu kurallara uymak ve bu kuralların kimler için oluşturulduğunu bilmek gerekir.
İkinci bir konu ise mevzuat gereği periyodik olarak değişmesi ve bakımı yapılması gereken ekipmanlara bu işlemlerin yapılması ancak değişim, son kullanma tarihi, servis süresi ve benzeri mevzuata tabi olmayan ekipmanın ise göz ardı edilebildiğidir. Örneğin can filikası satın alınacağı zaman yetkilendirilmiş bir satıcıdan sertifikalı bir can filikası satın alınır. Ancak bazı malzemelerin tedarikinde benzer mevzuat mevcut değil ise başka alternatifler düşünülebilir.
Aşağıdaki resimler Tuzla Gemi Sanayinde çekilmiş olup yeni gemisini bekleyen malzemeleri göstermektedir. Genellikle hurdaya ayrılan gemilerden elde edilen bu kullanılmış malzemeler ‘‘çıkma’’ olarak isimlendirilirler. Fiyatları genellikle kilo/ton bazında olup, malzemenin kalitesine, arz-talep dengesine ve hatta bazen alıcının kıyafetine ve aracına göre de değişiklik gösterebilir. Daha iyi durumda olan ve daha yüksek kar getirisi olacağı öngörülen malzemeler daha iyi korunurken daha kötü durumda olan malzemeler ise açık alanda güneş ve yağmur altında bırakılırlar. Ayrıca bu malzemelerin, satın alındığı gemilere bire bir uymaması durumunda ise satıcılar teknik destek sağlayabilir ya da teknik destek sağlayan yerlere yönlendirebilirler. Bu işleme ise ‘‘uydurma’’ denir ve bu işlem kaynakçı, tornacı gibi bir usta tarafından icra edilir. Böylelikle ‘‘çıkma’’ ekipman yeni gemisine ‘‘uymuş’’ olur.
İTÜ Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Öğretim Görevlisi Orhan Gönel
Fotoğraf:1 - Tuzla Gemi Sanayindeki bir tesiste bekleyen malzemeler
.jpg)
Fotoğraf:2 - Tuzla Gemi Sanayindeki bir tesiste bekleyen malzemeler
Yorumlar ( 0 )