Küresel yük taşınması ölçeğinde deniz yolu, yüzde 86 ile tartışmasız ulaştırmanın lideridir ve aynı zamanda en emniyetli taşıma modelidir.
Geçen yıl toplamda 12 milyar ton yük (milyar ton olarak; ham petrol 1.8, petrol ürünleri 1, kuru dökme yük 5.5, konteyner 2, gaz 0.5 ve diğer yükler 1.2) yine toplam taşıma kapasitesi 2 milyar ton olan gemilerle yükleme limanlarından tahliye limanlarına taşınmışlardır.
Gelişmiş ülkelerde kara lojistiği ile entegre olan limanlar çokluk üretimin yapıldığı üretim tesislerinin içinde ya da çok yakınında inşa edilmiş, ham madde çıkarım /işleme tesisleri ile ihracat limanları arasında demir yolu taşıması tercih edilmiştir.
Ülkemizde, dış ticaret taşımamızın yüzde 89’ u deniz yolu ile yapılmaktadır.
Kabotaj deniz taşımacılığımız 2020 yılında 30 milyon ton olarak gerçekleşmiş ve her yıl görece olarak artmaktadır.
Yurtiçi yük taşımasında kara yollarının payı yüzde 88 ile demir ve deniz yollarına fark atmaktadır.
Bu oran Avrupa Birliği normlarında yüzde 40 civarındadır.
Yolcu taşımacılığında ise oran karayolunda yüzde 91’e kadar çıkmaktadır.
1948 yılında Marshall planı çerçevesinde ‘‘Hilts’’ ulaşım raporu ile deniz yolu ve demir yolları yerine kara yollarının esas alınarak geliştirilmesi ile ülkemizde bugün bile kara yolları ulaşım öncülüğünü korumaktadır.
Kara yolu taşımacılığına rakip olabilecek nehir yolu taşımacılığı ise, düzensiz ve programsız barajlar ile şansını tamamen yitirmiştir.
Cumhuriyetimizin kuruluşunda 26800 gros tonluk 15 gemilik yolcu gemisi filomuz 1936 yılında 51.500 grosa kadar yükselmiş, Türk limanları arası yolcu taşımacılığının tamamı Karadeniz Postası, Marmara Postası, Ege ve Akdeniz Postaları adı verilen hatlarda yolcu gemilerimiz ile gerçekleşmiş olmasına karşın günümüzde kara yoluna yenik düşerek tamamen ortadan kalkmışlardır.
Deniz yolunun, demir yolundan üç kat, kara yolundan yedi kat ve hava yolundan ise yirmi bir kat ucuz olması deniz yoluna gösterilmesi gereken önem yanında ihmal edilen bir başka üstünlüğü vardır ki o da karbon emisyonudur.
En önemli sera gazı olan karbon dioksit emisyonu hesaplamasında ticari gemiler milyon ton- mil esası ile 14 ton karbon dioksit emisyonu ile rakiplerine ciddi bir fark atmaktadır. Bu değer demir yolunda 48/190 ton, kara yolunda 128/290 ton ve hava yolunda 700/2900 ton aralığındadır.
Ülkemiz, petrol ve petrol ürünlerine her yıl 100 milyar dolar ödeme yapmaktadır.
Karayolundan mümkün olduğunca demir yolu ya da deniz yoluna geçiş, planlamaların liman ya da nihai teslim noktalarına yakın yapılması ülkemize her yıl milyarlarca dolar enerji ve milyonlarca ton karbon emisyon tasarrufu sağlayacaktır.
Yorumlar ( 0 )